Yatırım Almadan Önce Girişiminizin Hazır Olması Gereken 7 Konu
Bir startup için yatırım almak yalnızca iyi bir fikir bulmakla ilgili değildir.
Yatırımcılar bir girişimi değerlendirirken fikrin yanında ürünün ne kadar olgun olduğunu, pazarın büyüklüğünü, ekibin yetkinliğini, kullanıcı davranışlarını ve girişimin ölçeklenebilirliğini de inceler.
Bu nedenle yatırım sürecine başlamadan önce asıl soru yalnızca
“Nasıl yatırımcı bulabilirim?” olmamalıdır.
Daha önemli soru şudur:
“Girişimim yatırım almaya ne kadar hazır?”
Smartup Network doğrudan girişimlere yatırım bulmaz. Ancak bugüne kadar farklı pazarlarda geliştirdiğimiz dijital ürünlerden edindiğimiz deneyimle, bir girişimin yatırım sürecine hazırlanırken ürün ve teknoloji tarafında dikkat etmesi gereken temel noktaları biliyoruz.
İşte yatırım görüşmelerinden önce değerlendirmeniz gereken 7 önemli alan.
1. Çözdüğünüz Problem Gerçekten Net mi?
Başarılı girişimlerin temelinde genellikle net bir problem vardır.
Ürününüzün ne yaptığı kadar, neden var olduğu da önemlidir.
Bir yatırımcı girişiminizi değerlendirirken şu soruların cevaplarını anlamak ister:
-
- Hangi problemi çözüyorsunuz?
- Bu problem kimler için önemli?
- İnsanlar bugün bu problemi nasıl çözüyor?
- Mevcut çözümler neden yeterli değil?
- Sizin çözümünüz hangi noktada farklılaşıyor?
“Bir uygulama geliştiriyoruz” güçlü bir başlangıç değildir.
“Belirli bir kullanıcı grubunun belirli bir problemini daha hızlı, daha ucuz veya daha iyi çözüyoruz” çok daha güçlü bir anlatıdır.
Ürün geliştirme sürecinin ilk aşamalarında problem tanımının netleştirilmesi bu nedenle kritik önem taşır.
2. Hedef Pazarınızı Tanıyor musunuz?
Her ürünün potansiyel kullanıcısı herkes değildir.
Yatırımcılar yalnızca ürünün bugünkü kullanıcılarını değil, gelecekte ulaşabileceği pazarın büyüklüğünü de anlamaya çalışır.
Bu noktada girişimcilerin;
TAM, yani toplam adreslenebilir pazar,
SAM, yani ürünün hizmet verebileceği pazar,
ve
SOM, yani gerçekçi olarak ulaşılabilecek pazar üzerine çalışması gerekir.
Ancak yalnızca büyük rakamlar göstermek yeterli değildir.
Asıl önemli olan, girişiminizin bu pazardan neden pay alabileceğini açıklayabilmektir.
3. Fikrinizin Çalıştığına Dair Bir Kanıtınız Var mı?
Yatırım sürecinde fikirden daha güçlü olan şey kanıttır.
Bu kanıt farklı şekillerde ortaya çıkabilir:
aktif kullanıcılar, ilk müşteriler, bekleme listesi, satışlar, tekrar kullanım oranı, kullanıcı geri bildirimleri veya belirli bir kullanım metriği.
Henüz büyük bir kullanıcı kitlesine sahip olmanız gerekmeyebilir.
Ancak kullanıcıların ürününüzü gerçekten istediğini gösteren sinyaller önemli hale gelir.
Bu nedenle MVP geliştirme sürecinin temel amaçlarından biri kusursuz bir ürün oluşturmak değil, en kritik hipotezleri mümkün olduğunca erken test etmektir.
4. MVP’niz Doğru Soruyu Test Ediyor mu?
MVP çoğu zaman ürünün “küçük versiyonu” olarak yorumlanır.
Oysa iyi bir MVP’nin amacı mümkün olan en az özellikle mümkün olan en değerli öğrenmeyi sağlamaktır.
Örneğin ürününüzün temel varsayımı kullanıcıların belirli bir işlemi gerçekleştirmek istemesi ise MVP’nizin öncelikle bunu test etmesi gerekir.
İlk versiyonda onlarca özellik geliştirmek hem maliyeti yükseltir hem de esas sorunun cevabını geciktirebilir.
Yatırım öncesi güçlü bir ürün geliştirme süreci şu soruya odaklanmalıdır:
“Ürünümüzün çalışabileceğini göstermek için hangi minimum kanıta ihtiyacımız var?”
5. Ölçebildiğiniz Bir Tutunma Var mı?
Tutunma (Traction), girişiminizin pazarda hareket kazandığını gösteren verilerdir.
Her startup için traction metriği farklı olabilir.
Bir SaaS ürünü için;
MRR, Müşteri Kayıp Oranı, aktif müşteri sayısı veya kullanıcı başına gelir önemli olabilir.
Bir Pazaryeri için;
gerçekleşen işlem sayısı, GMV veya tekrar satın alma oranı öne çıkabilir.
Bir son kullanıcı uygulamasında ise;
DAU, MAU,müşteri elde tutma oranı, kullanıcı başına geçirilen süre veya organik büyüme gibi metrikler daha anlamlı olabilir.
Önemli olan çok sayıda metriğe sahip olmak değil, iş modeliniz açısından gerçekten önemli olan birkaç metriği düzenli takip etmektir.
Çünkü yatırımcılar yalnızca bugünkü rakamlara bakmaz.
Rakamların hangi yönde hareket ettiğine de bakar.
6. Teknik Altyapınız Büyümeye Hazır mı?
Erken aşamadaki girişimlerin ilk günden milyonlarca kullanıcıyı taşıyabilecek bir altyapı kurması gerekmez.
Ancak ürünün tamamen yeniden geliştirilmesini gerektirecek kadar plansız bir teknik yapı da ileride önemli bir maliyet yaratabilir.
Bu nedenle yatırım öncesinde şu konuların değerlendirilmesi önemlidir:
-
- ürün mimarisi,
- veri güvenliği,
- performans,
- üçüncü taraf servis bağımlılıkları,
- teknik borç,
- geliştirme süreçleri,
- ürünün yeni özelliklerle genişletilebilirliği.
Özellikle büyüme dönemine giren girişimlerde teknik kararların yalnızca bugünkü ihtiyaca göre şekillenmez.
Önümüzdeki aşamalar düşünülerek verilmesi gerekir.
7. Yatırım Geldiğinde Ne Yapacağınızı Biliyor musunuz?
Yatırım almak bir hedef değil, büyümeyi hızlandıran bir araçtır.
Bu nedenle yatırım görüşmelerinin ilk adımlarını en iyi hazırlıklarla atılmalıdır.
Önce girişimin şu soruya net cevap verebilmesi gerekir:
“Bu sermayeyi aldığımızda hangi sonucu üretmek için kullanacağız?”
Örneğin yatırım;
ürünün yeni versiyonunun geliştirilmesi, yeni bir pazara açılma, kullanıcı kazanımı, satış ekibinin büyütülmesi veya operasyonel kapasitenin artırılması için kullanılabilir.
Ancak sermayenin hangi kilometre taşlarına ulaşmak için kullanılacağı net değilse yatırımın yaratacağı değer de belirsizleşir.
Yatırımcı Bulmadan Önce Yatırıma Hazırlanın
Yatırım sürecinin önemli bir bölümü yatırımcılarla yapılan görüşmelerden önce başlar.
Doğru problemi seçmek, kullanıcıyı anlamak, MVP’yi doğru kapsamda geliştirmek, traction oluşturmak ve ölçeklenebilir bir ürün altyapısı kurmak girişimin yatırım sürecindeki pozisyonunu güçlendirebilir.
Smartup Network olarak doğrudan girişimlere yatırım bulmuyoruz.
Bunun yerine girişimci partnerlerimizin fikirlerini güçlü dijital ürünlere dönüştürmelerine; ürün stratejisi, UI/UX tasarımı, yazılım geliştirme ve ürün yönetimi süreçlerinde destek oluyoruz.
Çünkü yatırımcı karşısında en güçlü hikâyelerden biri yalnızca iyi bir fikir değil;
çalışan, kullanılan ve büyüme potansiyelini gösterebilen bir üründür.







