Startup Fikrinizi Geliştirmeye Başlamadan Önce Yanıtlamanız Gereken 6 Soru – Bölüm 2
Bu iki bölümlük makale serisinin ilk bölümünde, startup iş fikri olan tüm girişimcilerin, girişimleri için herhangi bir yazılım geliştirmeye başlamadan önce kendilerine sormaları gereken ilk 3 soruyu paylaştık. İkinci bölümde ise, bir girişimcinin geliştirme sürecine başlamadan önce yanıtlaması gereken son 3 soruyu paylaşacağız.
İlk yazıda da belirttiğimiz gibi, bu sorulara doğru cevaplar vermek startup’ınızın başarısını garanti etmez. Ancak yazılım geliştirmeye ciddi bir bütçe ayırmadan önce, başarı ihtimalinizi çok daha net bir şekilde görmenizi sağlar.
4) Fikrinizin Benzersiz Değer Önerisi (UVP) Nedir?
During our explanation for our 3rd question in the 1st Serinin ilk bölümünde paylaştığımız üçüncü soruda da değindiğimiz gibi, startup fikrinizin pazarda halihazırda rakiplerinin olması neredeyse kaçınılmazdır. Bu nedenle, fikrinizin gerçekten fark yaratan bir özelliği yoksa, onu hayata geçirmenin pek de anlamı yoktur. Startup dünyasında bu fark yaratan özellik, Benzersiz Değer Önerisi (Unique Value Proposition – UVP) olarak adlandırılır.
UVP, Minimum Viable Product (MVP) yani Minimum Uygulanabilir Ürün’ünüzün temelini oluşturur. Hedef kitlenizle uyumu ölçmek için veri ve geri bildirim toplayacağınız ana özelliktir. Bu yüzden, geliştirmeye başlamadan önce net ve anlaşılır bir UVP tanımlamak kritik öneme sahiptir.
Deneyimlerimize göre, girişimci adaylarından duyduğumuz fikirlerin büyük bir kısmı pazaryeri (marketplace) odaklıdır. Bugün piyasadaki hemen her ürün veya hizmet için bir dijital pazaryeri modeli zaten mevcuttur. Bu nedenle yeni bir pazaryeri fikrinin anlamlı olabilmesi için girişimcinin güçlü bir UVP ortaya koyması gerekir.
Örneğin, bir girişimci tasarımcılardan doğrudan kıyafet satın alınabilecek bir pazaryeri fikriyle geldiğinde bu tek başına yeterince etkileyici değildir. Ancak her tasarımcıdan yapılan alışverişte müşteriye özel bir hediye sunulacağını söylediğinde, işte o zaman gerçekten konuşmaya değer bir fikir ortaya çıkar.
5) Hedef Pazarınız Kim?
Bu yazıyı okuduğunuz anda dünyada yaklaşık 7,8 milyar insan yaşıyor. Bugüne kadar dünya nüfusunun 0’üne ulaşmayı başarmış şirket sayısı ise sıfır. Dolayısıyla, startup fikrinizin herkese hitap ettiğini düşünüyorsanız, başa dönüp fikrinizi yeniden gözden geçirmenin zamanı gelmiş demektir.
Startup fikriniz için birden fazla hedef pazar tanımlamanız mümkün olabilir. Örneğin bir e-öğrenme platformu fikriniz varsa, öğrencileri, velileri ve öğretmenleri hedeflemek isteyebilirsiniz.
Hedef pazarınızı nasıl belirlediğinizden bağımsız olarak, yanıtlamanız gereken iki temel soru vardır: Hedef kitlenizin demografik yapısı nedir? (yaş aralığı, cinsiyet, lokasyon vb.) Hedef kitleniz teknolojiyi nasıl kullanıyor? (masaüstü mü mobil mi, web mi uygulama mı, Android mi iOS mu?)
Bu soruların amacı, başlangıçta mümkün olduğunca dar ve net bir hedef pazar tanımlamaktır. Çünkü yeni kullanıcı kazanmak için harcayacağınız kaynakları sınırlamak zorundasınız. Birden fazla hedef pazarınız olabilir; ancak her yeni hedef pazar için pazarlama bütçesi gerekir — ki çoğu startup’ın buna yetecek kaynağı yoktur.
Bu nedenle önce tek bir hedef pazara odaklanın. Ardından bu pazarda kullanıcı kazanma maliyetini (Cost Per Acquisition – CPA) minimize etmeye çalışın. Böylece diğer hedef pazarlar için kullanabileceğiniz güçlü bir vaka çalışması oluşturabilirsiniz.
6) Fikrinizin Gelir Modeli Ne Olacak?
Son olarak — ve belki de en kritik soru: Startup’ınızın gelir modeli ne olacak? Hiçbir startup, sürdürülebilir bir gelir akışı olmadan hayatta kalamaz.
En azından çalışanlarınızı, pazarlama faaliyetlerinizi ve teknolojik altyapınızı finanse edebilmek için düzenli bir gelir kaynağına ihtiyacınız vardır. Üstelik bu sadece başlangıçtır; çünkü MVP’niz kullanıcı verileri ve geri bildirimlere göre sürekli olarak geliştirilmeye devam edecektir.
Eğer başarınızı yalnızca yatırımcı fonlarıyla satın alabileceğinizi düşünüyorsanız, tekrar düşünmelisiniz. Hiçbir yatırımcı, yatırımının nasıl geri döneceğini görmeden startup’ınıza yatırım yapmaz.
Bir uyarı daha: Gelir modelinizin ana kaynağı olarak reklam gelirini sunmayın. Reklamdan anlamlı bir gelir elde edebilmek için ürününüzü kullanan çok büyük bir kullanıcı kitlesine ihtiyacınız vardır. Bu kritik kitleye ulaşmak için ise büyük ihtimalle ciddi bir pazarlama bütçesi gerekir. Bu yüzden, ürününüz piyasaya çıktığı ilk günden itibaren uygulanabilecek bir gelir modeli tasarlamak zorundasınız.
Startup dünyasında başarıya giden yol dik ve zorludur. Ancak bu yazıda paylaştığımız sorulara hazırlıklı cevaplarla yola çıkarsanız, bu yolculukta karşılaşacağınız engelleri aşmak için gerekli araçlara sahip olursunuz.







