Ürün Yöneticisi ve Tasarımcı Etkileşimi | 5 İpucu
Bugün sizlere, Lenny’nin ürün yöneticileri ile tasarımcılar arasındaki çalışma ilişkisini ele aldığı makalesinden bahsetmek istiyorum. Bu yazıda Lenny, eski takım arkadaşı ve şu anda Stripe’ta tasarım liderliği rolünü üstlenen kişiyle bir röportaj gerçekleştirdi, Katie Dill.
Aşağıda, Katie ve Lenny’nin Product Manager’ların tasarımcılarla daha etkili çalışabilmesi için önerdiği 5 temel ipucunu bulabilirsiniz.

1. Tasarımcının uzmanlığına güvenin
Yaratıcı işler, analitik çalışmalardan oldukça farklıdır. Bu nedenle ölçümleme ve planlama süreçleri de farklı ilerler. Tasarımcıların işlerini en iyi şekilde yapabilmeleri için onlara güvenmek büyük önem taşır. Ödeme sistemleri veya iletişim gibi daha önce deneyimlenen alanlarda çalışmak görece kolay olabilir. Ancak daha yaratıcı projeler, ciddi zaman ve araştırma gerektirir. Bu yüzden tasarımcıların toplantılar dışında yaratıcı çalışmalarına odaklanabilecekleri zamana sahip olmaları gerekir.
Paul Graham’ın “Maker vs Manager” yazısında belirttiği gibi: “Maker programında çalışırken toplantılar bir felakettir. Tek bir toplantı bile tüm bir öğleden sonrayı bölerek verimliliği yok edebilir.” post on Maker vs Manager’s schedules, “when you’re operating on the maker’s schedule, meetings are a disaster. A single meeting can blow a whole afternoon, by breaking it into two pieces each too small to do anything hard in.”
PM ve tasarımcı bazı konularda farklı düşünebilir. Bu gibi durumlarda niteliksel araştırmalar yapmak riski azaltır. Ayrıca tasarım bazı noktalarda doğası gereği subjektiftir. Eğer yetenekli tasarımcılarla çalışıyorsanız, kullanıcı deneyimi konusunda onların görüşlerine başvurmalı ve onlara güvenmelisiniz.
2. Orkestra şefi olun
Lenny’ye göre bir PM, bir orkestranın şefi gibidir. Ekipteki farklı oyuncuların katkılarını anlar ve onları uyum içinde koordine eder. İyi bir PM, ekip içi ve ekip dışı iletişimi güçlendiren güçlü bir kolaylaştırıcıdır.
“Ekibi koordine etmenin ve tasarım partnerinizin başarılı olmasını sağlamanın en iyi yolu, çözülecek problemler, misyon ve hedefler konusunda net bir uyum sağlamaktır.”
3. Tasarımcıları sürece erken dahil edin
Tasarımcıları sürecin en başından itibaren dahil etmek çok önemlidir. Çünkü tasarımcılar, ürün geliştirme sürecine kullanıcı perspektifi kazandırır, yaratıcı düşünmeyi teşvik eder ve daha kaliteli içgörüler üretir.
Lenny, tasarımcıları planlama sürecine erken dahil ettikten sonra PM’lerin bakış açısının ciddi şekilde değiştiğini söylüyor. Tasarımcılar; güçlü bir kolaylaştırıcı, kullanıcı savunucusu ve etkili bir hikâye anlatıcısı olarak ekibe değer katar. Böylece fikirler daha derinlikli ve tartışmalar daha zengin hale gelir.
4. North Star (Kuzey Yıldızı) hedeflerine yatırım yapın
North Star, ekibin ürün planı etrafında hizalanmasını sağlayan ve parçaların nasıl bir araya geleceğini gösteren rehber bir hedeftir. Bu hedef olmadan uzun vadeli planlar ve inovasyon fırsatları gözden kaçabilir.
Küçük bir problem üzerinde çalışıyorsanız, basit bir whiteboard çalışması yeterli olabilir. Ancak daha büyük ve karmaşık problemlerde, farklı paydaşlarla uzun süre çalışarak net bir vizyon oluşturmanız gerekir.
Örneğin Lyft, sürücü uygulamasını yeniden tasarlamak için yaklaşık 6 ay harcadı ve her iki haftada bir yönetici değerlendirmeleri yaptı. Buna karşın, yayın akışı için bir vizyon çalışmasını bir haftadan kısa sürede hazırladı. Bu noktada tasarım partnerinizle hedefler ve yol haritası üzerine birlikte çalışmanız büyük fayda sağlar.
5. Ortak hedefler oluşturun
Tasarımcılar ve PM’ler arasında “tasarım hedefleri” ve “iş hedefleri” şeklinde bir ayrım yapmak tehlikelidir. Bu ayrım, tasarımcıların iş hedefleriyle ilgilenmediği gibi yanlış bir algı yaratır. Oysa tutarlılık, kullanılabilirlik, erişilebilirlik ve kullanıcıyı memnun eden deneyimler; kullanım oranını, dönüşümü ve sadakati doğrudan etkiler. Bunların tamamı iş başarısını destekler.
Örneğin bir tasarımcı butonların tutarlı hale getirilmesini isteyebilir, ancak PM bunu önceliklendirmeyebilir. Oysa bu tür detaylar göz ardı edilmemelidir. Çünkü kullanıcı bu tutarsızlığı doğrudan söylemese bile, ürünün güvenilirliği konusunda şüphe duymaya başlayabilir.
Bu nedenle kullanıcı deneyimini geliştirmek için zaman ayırın ve tasarım partnerinize güvenin.
Lenny’ye göre en önemli nokta, birlikte nasıl çalışacağınızı açıkça konuşmak ve düzenli olarak iletişim kurmaktır. Farklılıklarımızı ve benzerliklerimizi doğru şekilde yönetmek, güçlü bir iş birliği yaratır.
Son olarak önemli bir vurgu yapıyor: “Benim tasarımcım” demeyi bırakmalıyız. “Benim tasarım partnerim” ifadesi, iş birliğini güçlendirir ve hiyerarşi oluşmasını engeller.







