Geliştirmeye Başlamadan Önce Girişim Fikriniz Hakkında Yanıtlamanız Gereken 6 Soru – Bölüm 1
Startup iş fikirleri aslında her yerde karşımıza çıkar. Bazılarımız girişim fırsatlarını hiç fark etmezken, bazıları ise keşfedilmeyi bekleyen geniş alanlar görür. Peki her alan ekilmeye değer mi? Startup dünyasında, fikrinizin gerçekten başarılı olup olmayacağını, MVP’nizi (Minimum Viable Product) geliştirip hedef kitleniz ürünü kullanmaya başlayana kadar 0 kesinlikle bilmeniz mümkün değildir. Hizmetiniz yayına alınana kadar belirsizlik devam etse de, bir startup kurmadan ve yazılım geliştirmeye başlamadan önce kendinize sorabileceğiniz bazı kritik sorular vardır. Bu sorulara cevap vermek, startup’ınızın kesin olarak başarılı olup olmayacağını belirlemez; ancak başarı şansınız hakkında size önemli bir perspektif kazandırır. Smartup Network olarak, potansiyel girişimci iş ortaklarımızla yaptığımız ilk görüşmelerde 6 temel soru soruyoruz. Bu sorulara verilen yanıtlar, hem girişimcinin fikrinin geliştirilmesinin doğru bir kaynak kullanımı olup olmadığını hem de iki tarafın beklentilerinin uyuşup uyuşmadığını anlamak açısından büyük önem taşır.

1. Kurucu ortaklarınız kimler ve uzmanlık alanları nelerdir?
Girişimcilere startup yolculuğuna tek başına kurucu olarak başlamalarını pek önermiyoruz. Bu tür girişimlerin başarılı olamayacağı anlamına gelmez; ancak başarıya ulaşmaları çok daha zordur ve bunun önemli nedenleri vardır.
Çoğu zaman bir startup’a başlangıçta hazır hiçbir şey verilmez. Bu da yazılım geliştirme, pazarlama, yatırımcı bulma, ekip kurma, planlama ve daha birçok alanda yoğun bir çalışma gerektirdiği anlamına gelir. Fikrinize inanan ve zor zamanlarda sizinle birlikte yol almak isteyen çalışanlar bulmanız mümkün olabilir, ancak bu oldukça nadir bir durumdur. Bu nedenle, startup’ınızı sıfırdan inşa etmenize yardımcı olabilecek, güvendiğiniz kişileri kurucu ortak olarak yanınıza almanızı öneririz.
Ayrıca kurucu ortakların yetkinliklerinin çeşitlendirilmiş olması büyük önem taşır. Örneğin, üç kurucu ortağın da yazılım geliştirme konusunda çok iyi olması, ortaya çıkan ürünü pazarlayamazsanız size fayda sağlamaz. Her kurucu ortağın net bir rolü olmalı, böylece önünüzdeki görevleri bölüşerek daha etkili ilerleyebilirsiniz.
2. What is the collective experience of the Founders in the industry you have an idea for?
Mobil bir uygulama üzerinden kanseri tespit edebilen bir startup fikriniz olabilir; ancak kurucu ekipte tıp alanında doktora yapmış bir uzman yoksa, yatırımcıları bu fikre ikna etmek veya sağlık kuruluşlarının hizmetinizi ciddiye almasını sağlamak oldukça zor olacaktır. İş hayatının diğer alanlarında olduğu gibi, startup’ınızın başarı şansı da hedeflediğiniz sektörde ne kadar güçlü bir ağ kurabildiğinize bağlıdır. Deneyimlerimize göre, startup için bir network oluşturmak, potansiyel müşterilere önce “dinlenmeye değer” olduğunuzu kanıtlamanız gerektiğinde çok daha zor hale gelir.
Hedeflediğiniz sektördeki insanlar, “kendi alanlarından” gelen kişilere daha fazla güvenir ve onların sunduğu hizmetleri denemeye daha yatkındır. Bu nedenle, ekipte sektörü iyi tanıyan en az bir kişinin bulunması büyük bir avantajdır.
3. Potansiyel rakipleriniz kimler?
Bir sonraki adımda, fikrinizin potansiyel rakiplerini belirleriz. İlk görüşmeden önce hizmet fikrinin kısa bir özetini aldığımız için, benzer hizmetler sunan rakipleri tespit etmek amacıyla kısa bir online araştırma yaparız.
Bu araştırmayı iki temel nedenle yapıyoruz:
1) Girişimciye, fikrinin rakiplerin sunduğu hizmetlerden nasıl farklılaşacağını ve rekabette nasıl öne geçeceğini sorabilmek için;
2) Girişimcinin girmek istediği sektör hakkında gerekli araştırmayı yapıp yapmadığını görmek için.
Bir girişimcinin “fikrimin piyasada hiç rakibi yok” demesi her zaman şaşırtıcıdır. Günümüzde, fikrinizle benzer bir hizmet sunan veya fikriniz ilgi gördüğünde kolayca benzer bir hizmet geliştirebilecek hiçbir rakibin olmaması neredeyse imkânsızdır. Bir girişimci rakibi olmadığını söylediğinde, bu genellikle iki anlama gelir: Ya yeterince araştırma yapmamıştır ya da fikrine yönelik tehditleri göremeyecek kadar dar bir bakış açısına sahiptir. Her iki durum da bizim için ciddi bir risk işaretidir.
Hedef pazarınızda benzer bir rakip bulamazsanız, diğer pazarlara bakarak hangi şirketlerin benzer hizmetler sunduğunu araştırın. Bu şirketlerin sizin pazarınıza giriş bariyerlerinin ne olduğunu kendinize sorun. Çoğu zaman, pazara giriş için ciddi bir engel bulunmaz; sadece belirli bir finansal güç veya devlet kontrolünün yüksek olduğu bir ülkede faaliyet gösterme gerekliliği söz konusu olabilir.
Eğer şirketinizi devletin pazardaki oyuncuları belirleyebildiği bir ülkede kurmayı planlıyorsanız, devletin sizi de piyasadan çıkarabileceğini unutmamalısınız.
Eğer dünya genelinde hiçbir pazarda tek bir rakip bile bulamıyorsanız, sektörünüzdeki büyük oyuncuları inceleyin. Fikriniz pazarda başarı göstermeye başladığında, güçlü finansal kaynaklara sahip şirketlerin benzer hizmetlerle pazara gireceğinden emin olabilirsiniz. Bu nedenle kapsamlı bir pazar araştırması yapmak ve yoğun rekabete hazırlıklı olmak şarttır.
Geliştirmeye başlamadan önce girişimci iş ortaklarımıza yönelttiğimiz diğer 3 soruyu görmek için bir sonraki bölümü inceleyebilirsiniz. Daha önce de belirttiğimiz gibi, bu sorulara verilen yanıtlar startup’ınızın başarısını garanti etmez; ancak başarı ihtimaliniz hakkında güçlü bir fikir edinmenizi sağlar.







